“yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla
yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka.
bir dost göz arayışıyla.
saat tıkırtısıyla…
korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla,
ama;
“günün aydın, akşamın iyi olsun” diyen biri olmalı.
bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
yoksa, zor değil,hiç zor değil,demli çayı bardakta
karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.
ama; “çaya kaç şeker alırsın?”
diye soran bir ses olmalı ya ara sıra…”
Şiir: Elif Şebnem Akal Müzik: Cahit Berkay
Bugün bana hediye gelen Moğollar albümünün güzel giriş şarkısı..
bazen “ben de terkedip gidebilsem keşke” diyorum
içimde bir istanbul var ondan vazgeçemiyorum
belki sen de bir gün geçersin diye köprülerinden
yakıp yıkamıyorum, koparıp da atamıyorum
hayat bu işte:
kanatlanıp gitmek dururken
dört duvar içinde hapsolursun
yaşamak için bir neden ararken
ölmek için bulursun
söyle; taşı toprağı altın olmuş kaç yazar?
delik testi umutlarım, akar altından azar azar
söyle, neye yarar yaşamak altın bir kafeste
bir yanım seni beklerken, diğeri bekler ölümü ağır ağır
hayat bu işte:
kanatlanıp gitmek dururken
dört duvar içinde hapsolursun
yaşamak için bir neden ararken
ölmek için bulursun
Son Yorumlar