Nazan Bekiroğlu

17.05.2009 2 Yorum »

nazan bekiroğlu

Hayatımda çok önemli yere sahip kitapların yazarı..Diline, samimiyetine hayran olduğum güzel insan artık pazar günleri de kaleminin mor mürekkebiyle gönlümüze silinmez heceler yazmaya başlayacakmış..Yine bir tevafuk..

Pazar günlerini iple çekeceğiz demek ki..Nazan Bekiroğlu sevenlere duyrulur;o her pazar burada olacakmış.O da kim ki diyenler de buraya , buraya ve canım FZ’min sayfasına bakabilir..

……

“Yusuf göl,

Ben göle görüntüsü düşen mehtabın ardındayım…
Yusuf ayna,

Ben aynaya yansıyan ışığın tayfındayım…
Yusuf sûret,

Ben sûretten içre aslolanın sevdasındayım…
Nakşı görüp de, nakkaşa nasıl kayıtsız kalayım?..
Varlığım ve mahiyetim, nasibim ve görevim
O’ndan ve O’nun içinse,
O’ndan gelen ışığa gözlerimi nasıl kapayayım?”

Nazan Bekiroğlu

…..

“Yaşanan,yaşanmamışlığın tanığını yekdeğerinde bulunca baş başa vermiş iki suretten biri diğerine aşkın kelimesini sordu ;

diğeri gülümsedi ve ona aşkın,

bu dünyadan olmayan bir zamanda bütün ruhların toplandığı mekanda,ruhun sözleştiği tanışını bu dünyada hatırlaması olduğunu anlattı.

Ama,dedi biri,

hesapta ruhun,tanışını bu dünyada hiç bulamaması ona rastlayamaması var.

Diğeri,

buldum zannedip de yanılmak var,diye ekledi.

Bulup da tanıyamamak var,dedi biri.

Ve ki bulup da onun tarafından hatırlanmamak var,diye tamamladı diğeri.”

Nazan Bekiroğlu / Cam Irmağı Taş Gemi

Lâ:Sonsuzluk Hecesi

18.12.2008 6 Yorum »


“durdu, aklından yeni bir şey geçti. bana, dedi, sen isim ver, varlığım senin olsun.
bana öyle bir isim ver ki senin adının yanında dursun.
seni anan beni de ansın. seni hatırlayan beni hatırlamadan olmasın.
bir “ile” koy aramıza bizi birbirimize bağlasın.”

Yine bir Nazan Bekiroğlu kitabı; Lâ:Sonsuzluk Hecesi. Yine sizi hemen sarıp sarmalayan, akıcı ve bir o kadar da duru bir dil. Nasıl ilgilendirmez ki bizi; ilk insanların dile geldiği bir hikaye.Bu sefer Yusuf İle Züleyha’dan da eskilere gidiyoruz, ilk insanlara; Adem ile Havva’ya.İnsanlığa dair her şey var bu kitapta; dünya,ahiret,Allah,cennet,cehennem,insan,melekler,şeytan,aşk,sonsuzluk,kan..Kısaca insana dair ne varsa..Alın,okuyun,tefekkür alemine dalın her sayfada..İşte kitaptan altını çizdiğim satırlardan bazıları:

“Lakin oruçlu olduğunu unutup suya kanmak gibi değil, kanatları olmadığını unutup da kendini uçuruma bırakmak gibi bir unutmaktı bu.”

“Ne geldiyse başlarına birlikte geldi.Öznesi çiftti bu cümlenin.Eylemi tekildi.Suç tekti ama işleyeni ikiydi.İkisi ayrı ayrı tadına baktı, ayrı ayrı çiğnedi.Ama damaklarına aynı tat, dişlerine aynı kamaşma aynı anda yayıldı.Bir bedende iki ruh,iki bendende aynı bir ruh olarak yediler yasaklanmış meyveyi.Kimse kandırmadı kimseyi.Suçu ne Adem Havva’ya yükledi ne de Havva Adem’ini itham etti.”

“Bildi ki kötülüğün sebebi yok sadece bahanesi var ve şeytan kötülüğün sebebi değil bahanesiydi.” Devam »