
Yine bir Cuma ve yine Bursa’ya yapılacak olan bir yolculuk.Hava güzel,deniz sakin..
Bavul deniz otobüsünün alt katına bırakılırken iç ses bir an yoklar:
- Buraya böyle bırakıyoruz ama bir gün ya bavullar karışırsa! (İşte bu an felaketin çağrıldığı andır:) )
- Yok canım hep bırakıyorız, ne olacak ki? Şöyle ön taraflara koyalım da inerken alması kolay olsun..
Bavul da annenin boş reçel,konserve kananozları( % 80 oranında
), birkaç parça giysi, bir kitap, defter ve dizüstü bilgisayarın şarj cihazı vardır.Dizüstü bilgisayar ve diğer önemli eşyalar yanına alınır her zamanki gibi..
Yukarı çıkılır,ön salondaki koltuğa yerleştikten sonra kitap okumaya başlanılır.Sonrasında güneşin de ısıtmasıyla biraz şekerleme yapılır.Gözler açıldığında kara görünmüştür ve boyun tutulmuştur her zamanki gibi.İnerken hemen bavulu almak için alt bölüme geçilir.Gözler çantayı seçer ama bir tuhaflık da sezilmiştir.Tekrar içses:
- Allah Allah ben bu çantanın saplarını birbirine yapıştırmıştım(!)
- Herhalde herkes bavulunu almaya çalışırken açıldı.
Başkasının bavulumu diye etrafa iyice bakılır ama benimkine benzeyen başka bir bavul da yoktur.Zaten fazla da bavul kalmamıştır piyasada ve herkes birinin ucundan çekiştirmektedir.İçinde bir kuşkuyla otobüse doğru yol alınır.Otobüse binilip kart basılır ve bir koltuğa oturulur.İçteki şüphe bastırılamaz zira aynı model,marka,renk gibi görünse de daha yeni bir hali vardır eldeki bavulun.Ve çanta açılır.Bingo! Akla gelen başa gelmiştir her zamanki gibi:) İçi kitaplarla dolu bir bavul.
- Eyvah boş reçel kavanozlarım (!) diye feryad edilir:)
Hemen otobüsten inilip deniz otobüsüne koşulur ancak ne çare.Deniz otobüsünde ne bir insan ne de bavul kalmıştır.Danışmaya gidilip durum anlatılır.Saolsunlar çok yardımcı olurlar.Eldeki başkasına ait olan bavul teslim edilir ve belki bavulunuzu alan kişi de farkedip döner diye bir müddet beklenir. Gelen giden olmayınca telefon numarası bırakılıp eve dönülür. İnşallah haylaz bir öğrenci değildir de bavulunu 2-3 gün sonra açmaz diye dua edilir:)
Yatılır,kalkılır sabah olur.Arayan soran yoktur.Bekelemkten başka yapacak birşey olmadığından günlük plan yapılır, gezmeye gidilecektir.Öncesinde internete girilip e-postalara bakılır.Hımm bloga bir yorum gelmiş diye açılır ki bavulunuzu alan kişi karşınızdadır:
“İyi günler,
Yanlışlık olabilir tabii ki ama eğer bugün (10.04.2009) 17:30′da Yenikapı – Bursa seferini kullandıysanız ve bavulunuzla ilgili bir karışıklık olduysa bana bu e-mail adresinden acilen ulaşabilirseniz çok sevineceğim. İsminizi bavulunuzdaki bir kitaptan bulduk ve üzerinde devam ettiğiniz üniversitenin de ismi yazmaktaydı. Büyük ihtimalle aynı marka bavullarımız bagaj alımı sırasında karıştı. Umarım doğru kişiye ulaşıyorumdur. Şimdiden ilginiz için çok teşekkürler.”
Vay be! denir, blog günlük hayatta bir işe yaramıştır.Tabi ki ilkokuldan kalan kitabın defterin üzerine adını okulunu yazma alışkanlığı da:) Ki ben bunu gerçekten böyle kaybolma durumlarına karşı özellikle yapanlardanım.( Sağlamcı olmak işe yarıyor demek ki:) )
Cevap yazılır, bavulunun İDO’ya bırakıldığı belirtilir.Aradan yarım saat geçmeden de İDO’dan bavulunuz geldi alabilirsiniz diye ararlar.Meğerse arkadaş benim cevabımı okumadan İDO’yu aramış ve bavulunun orda olduğunu öğrenince benimkini vermesi karşılığında gelip alabileceği söylenmiş:)
Sonuç olarak kazasız belasız ve fazlaca sıkıntıya girmeden bir yanlışlık düzeltilmiş olur.Ama bu da bana bir ders olur.Sade olsun falan gibi düşünceler önemsenmeden şöyle 20 metre uzaktan görsem “İşte benim bavulum” diye ayırt edebileceğim bir bavul haline getirilmeye karar verilir.Artık allar mıyız pullar mıyız bakacağız:)
Evet efendim bir yolculukmacerasını da burada noktalıyoruz.Başka maceralarda görüşmek üzere.Farınız da açık olsun yolunuz da:)
Etiketler
|
bavul karışıklığıblogyolculuk |






Etiketler
Çok geçmiş olsun
Bavuluna tekrar kavuşmuşsun
Selamlar…
Saolasın Mete, kavuştum çok şükür:)
Görüşmek üzere,selamlar..
Tanıştık ya daha ne olsun, hehee:)
İsminizi bavulunuzdaki bir kitaptan bulduk
kitabın faydaları
yaz geldi ben de bavulumu alıp tatile gitmek istiyoruuuum!!!
İşte blog yazmayı bu yüzden seviyorum
Beyhan bahsetti dün. Dedim girip siteden okuyayım. Semra şimdi olayı klavyeye güzel almıştır. Gerçektende öyle olmuş. Tabir-i caizse tadından yenilmez bir hal almış. Bu arada artık bavulunu ayırt edebilecek duruma getirdin mi Semra ?
)
Eyvallah Soner'cim saolasın:) Ama ben hala uslanmadım herhalde ki bavulum aynı durumda, bir sonraki yolculuk öncesi telaşla çingene çadırına çeviririm artık:)
Özledim sizleri,sağlıcakla kalın..
Çok güzel olmuş öğretmenim.Ayrıca blog yapmanın faydalarınıda anlatmışsınız.Ama sizin blogunuzu nerden buldular?
Saol Hüseyin'cim.Yazıda da anlattığım gibi bavuldaki kitabımda ismim yazıyordu.Zaten google'a yazınca ilk sırada sitem çıktığı için bulmak zor olmamıştır.
Sen de bayağı toparlamışsın siteni,güzel olmuş aferin sana:) Okuldaki şu engel olmasa ben sana daha neler göstereceğim ama:(
öğretmenim internet sitesinde Credits yazıyor (yükseltmelerde) bu ne anlama geliyor.yorun yapınca Credits mi geliyor?Credits ne anlama geliyor.