Beni Takip Edin !


Urfa’dan döneli 4-5 gün oldu ama bu yazıya ancak sıra geldi.Sıcağı sıcağına yazmayınca bazı şeyler de uçup gitti tabi.Yine de baştan sona aklımda kalanları aktarmaya çalışacağım.

Öncelikle yaptığım ilk uçak yolculuğuydu ve uçmak güzeldi.Havaalanına vardığımızda uzun kuyruğu görüp telaşlanıp en kibar halimizi takınarak müsade istedik diğer yolculardan.Neyse ki sorun çıkmadan uçağımıza atlayabildik.Ve Türk Hava Yolları ilk uçuşunu yapan bizleri bussiness class’ta ağırlama güzelliğini yaptı.Cem Yılmaz’ın anlattığı gibi perdeleri kapattılar ve portakal suyumuzu içtik:) Sabah sabah verdikleri kahvaltı da kahvaltıydı hani..Uçak yükseldikçe bulutların arasına girmek ve sonrasında bulutların üzerinden aşağısını seyretmek de çok güzeldi.Ben bu tür şeyleri sevsem de arkadaşım aynı fikirde olmadığından tüm yolculuk boyunca el ele romantik bir yolculuğu tamamladık:)Uçakta olmak kesmedi tabi, inşallah bir gün paraşütle de ayrı bir heyecan yaşayabilirim.

Havaalanına indiğimizde karşılama komitesi bizleri bekliyordu ve çok beklemeden araçlarımıza binip şehre doğru yola koyulduk.Biz doğrudan kampüse gideceğimizden şehir içinde dolaşmayacağımız araca geçerek devam ettik yola.Çok da şeker bir öğrenci arkadaşımız eşlik etti yolculuk boyunca.Ki kendisi de Urfalı olan güzel kızımız tatlı diliyle kısa yolculuğumuzu şenlendirdi.Yol boyunca fıstık tarlaları dışında pek birşey göremedik.Burasının toprağı taştan oluşmuş adeta.

Harran Üniversitesi Kampüsü’ne geldiğimizde çok fazla oyalanmadan kalacağımız yurda geçip işlemleri yaptırarak eşyaları bırakıp doğruca konferansın olduğu tarafa yol aldık.Kampüs oldukça büyük ancak her yerde inşaatlar ve çevre düzenlemeleri devam ediyor.Konferans alanına gelip kayıt yaptırdıktan sonra doğrudan bizim de sunum yapacak olduğumuz ve E-öğrenme sunumlarının yapıldığı salona geçtik.Sonra öğlen yemeği ve öğleden sonra da benim sunumum vardı.Akşam da kokteyl verildi.Kokteyle katılıp hocalarla biraz sohbet ettikten sonra artık iyice yorulduğumuzun farkına varıp yurda doğru yol aldık.

Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun yurdu yeni yapıldığından olsa gerek beklediğimizden de güzeldi.Dört kişilik odalarda ahşap dolaplar, çalışma masaları,komidinler, banyo ve tuvalet ve yepyeni temiz nevresimler.24 saat sıcak su ve cayır cayır yanan kaloriferler.Hepsi de gecelik 6 lira:)

İkinci gün öğlene kadar olan çarşı gezisine katılmaya karar verdik.Sabah merkez kafeteryada kahvaltımızı yapıp görevlilerle bol bol sohbet ettikten sonra saat 10 gibi servisimizle yola çıktık.Hem kantindeki amca hem de şoförümüz hoş sohbet ve çok yardımseverdiler.Balıklıgölden başlayan gezimiz çarşıya oradan da Urfa Kalesine doğru devam etti.İki saat gibi kısa bir sürede civarda görebileceğimiz yerleri görüp alışveriş de yaptık.Gezimiz sırasında şeker mi şeker bir rehberimiz vardı.Turizm Meslek Lisesi öğrencisi olan Adem hem tatlı diliyle hem de bilgisiyle gezimizin unutulmazlarından oldu.Yalnızca kendine öğretilenleri ezberleyip aktaran bir rehber değil, kendisine sorulanları da gayet akıllıca cevaplandırıp yorumlayan bir rehberdi bizimki:) Kendisinden izin almayı unuttum ama kızmayacağını düşünerek bir videosunu ekliyorum aşağıya.

Genç Turizm Gönüllümüz Adem’in anlatımıyla Balıklıgöl

Balıklıgöl,AynZeliha,Hz. İbrahim’in makamı ile büyüdüğü mağara ve Yeni Cami’den sonra çarşıya daldık.Adem’in tüm engellemelerine rağmen alışveriş yapmaya kararlıydık biz.Adem ise grup dağılırsa toplayamayız endişesiyle ısrarla bizi alışverişten uzak tutmaya çalıştı:)Ama biz sonunda gruptan kopup çarşıya daldık:) Neler mi aldım? En başta tabi ki isot, kaçak çay, mırra içilen fincanlardan, nar ekşisi (ki İstanbuldakilerin neredeyse dörtte biri fiyatına), sürme..Sonra bakırcılar çarşısından bakır cezve..Bedesten çarşısında renk renk şallardan alamadım içimde kaldı.Ayrıca fıstık satan da yoktu pek ne hikmetse.Alışveriş sonrası biraz Gümrük Han’da soluklanalım dedik ki şoförümüze gelen telefonla çay içemeden kalkmak zorunda kaldık.

Gümrük Han

Diğer grup kaleye tırmanışa geçmiş bile:)Neyse ki kaptan bizimle:) Ardından biz de kaleye tırmanıp Urfa’ya şöyle tepeden bir baktık.Ademin yöntemini uygulayıp sağdaki açıktan olan ve sayısı fazla ama uzunluğu az olan merdivenlerden çıktık kaleye.İniş için ise bir tünel şeklinde olan ve bir tanesi iki merdiven büyüklüğünde merdivenleri olan sol taraftaki çıkış yolunu kullandık.Sonuç olarak tam vaktinde diğer grup üyeleri ile aracın yanında toplanabildik.

Urfa Kalesi’nden Urfa’nın Görünüşü

Kampüse döndüğümüzde öğle yemeği ve ardından yine sunumlar, sunumlar:) Arkadaşım da sunumunu başarılı bir şekilde gerçekleştirdi ve akşamı ettik.Akşam yemeğinden sonra da tekrar yurda döndük.Sabah 10 uçağı ile dönecektik.Ancak bir sürü aksilik sonucu uçağı kaçırmayı başardık:)Burası bir hayli hareketli geçse de kısa kesiyorum:) Uçağı kaçırsak da mutlaka dönmeliyiz dedik ve otobüsle dönmeye karar verdik.Otogara kadar bıraktılar saolsunlar ve saat 13.00 otobüsüne biletlerimizi aldık.Aradaki iki saat süresince de yapamadık dediğimiz şeyleri yaptık.Urfa kebap yemek, renk renk şallar ve urfa fıstığı almak gibi..Herşey de varmış bir hayır di mi:)Sonrasında da 18 saate yakın bir yolculuk.Gaziantep’te baklava,Adana’da acılı Adana keyfi:) Yolculuğun sonlarına doğru artık koltuklarla bütünleşmiş haldeydik.Sabah 8.30 gibi otogara vardık ki İstanbul’da güzel bir yağmur yağıyordu.Oysa Urfa günlük güneşlikti.

Ve ben 18 saat yolculuğun ardından koştur koştur eve gelip, eşyalarımı bırakarak ehliyet sınavına gittim iyi mi:) Fena da geçmedi hani.(Motordan kalacağım o belli de:) )

Kısaca Urfa maceramız böyleydi.Pek kısa olmasa da gezip, gördüklerimizin, yaşadıklarımızın pek azı yazdıklarım.Urfa güzeldi,konferans güzeldi,Üniveristedekiler ve Urfa halkı çok sıcak, hoşsohbet ve yardımseverlerdi.Hepsine çok teşekkür ederim tekrar.Benim için ilk uçak yolculuğu, ulusal çaptaki bir konferansta yaptığım ilk sunum, Urfa’ya ilk gidişim, bir öğrenci yurdunda ilk defa kalışım ve 18 saatlik ilk otobüs yolculuğum gibi pek çok ilki içinde barındıran bir macera oldu:) Ama ne yapmak lazım, daha geniş zamanda gezmek için gitmek ve o güzel ve manevi mekanların tadını çıkararak, hakkını vererek gezmek lazım.İnşallah tekrar gitmek de kısmet olur.Selam olsun Urfa, tekrar görüşmek dileğiyle..


“Urfalıyam ezelden, gönlüm geçmez güzelden” için 2 cevap

  1. Ümit Işıkdağ diyor ki:

    Çok güzel anlatmışsınız..biz İnşaat Bilişimi / Mekansal Bilişim grubu olarak, 2 gün farkla ve benzer duygular ile Urfa dan ayrıldık..biz de bol bol isot nar ekşisi aldık…ben ayrıca eş dost akraba herkese şal da aldım..inanılmaz güzel şal lar var ve fiyatları da inanılmaz ucuzdu..benim en çok beğendiğim yer resmine yer verdiğiniz Gümrük Han ..atmosfer inanılımazdı orda…bizim grubun bir kısmı El-Ruha da bir kısmı değişik misafirhane vb. yerlerde konakladı..El-Ruha çok güzeldi..tavsiye olunur kesinlikle…bizim uçağımız Cumartesi idi..ben Ankara da kaldım..grubun diğer elemanları :) İstanbul a devam etti…bir de son gece sıra gecesi vardı o da çok güzeldi..biz grup olarak gece geç saatlerde bol bol ızgara yiyerek obur bir görüntü sergiledik..kepçe ile bol bol ayran içtik :) ) Balıklı Göl de 15 yaşında Urfa lı bir kardeşimiz Cumartesi günü bizi gezdirdi.. ekibin birçok üyesi şimdi o kardeşimiz ile facebook arkadaşı :) bizden de izlenimler böyle….

  2. admin diyor ki:

    Biz malesef sıra gecesine kalamadık, eminim çok eğlenmişsinizdir.Gümrük Han'a gelince Urfa'ya ilk kez gitmeme rağmen bana en tanıdık mekan orasıydı.Emir Han,Koza Han,İpek Han,Pirinç Han gibi hanlar cenneti bir şehirde (bkz.Bursa) büyümüş biri olarak kendimi Koza Han'da imiş gibi hissettim.Mimariden çınar ağaçlarına kadar o kadar benzerdi ki..
    İzlenimlerinizi aktardığınız için de çok teşekkür ederim Ümit Bey, görüşmek dileğiyle..

Bir Cevap Yazın