11
Ekim
2008
- Gündüz aklımdan geçen, yaşadığım farklı olaylar ve bilimum kafamda dolanan tilkiler farklı biçimlerde birleşerek rüyalarımı etkiliyor, sonra da gördüğüm bu rüyalar beni fazlaca etkileyip günümü etkiliyor.Tavuk – yumurta ilişkisi mi ki bu?
- Farkındalıklarım bazen mutlu ediyor, olgunlaştırıyor; bazen de eksikliklerimi yüzüme vuruyor, yetersiz hissettiriyor. Bilge biri bu insanların zenginliğidir diyor oysa…Öyle midir gerçekten? Peki ya o dişliyle tamamlanamazsan?Tek başınayken birşeyler eksik kalmak zorunda mı bu durumda? Ya da zaten hiçbirimizin mükemmel olmadığını baştan kabul edip mutlu, olgun, vakur bi şeklilde köşene mi çekilmelisin?
- Çok mu soru soruyorum acaba? Bu sorular hep yenilerini doğuruyorsa cevap bulamayacak mıyız hiç? Anlamlı olan cevaplardan çok sorular mı gerçekten?
- Canım birşeyi yapmak istemiyorsa kendimi kandırsam da zorlasam da yapamıyorum sanırım.Ruh halim çok etkili hareketlerimde.Yine de herşeye rağmen en dağıttığım zamanlarda bile otokontrolü elden bırakmıyorum sanırım.Ne olursa olsun dünya durmuyor benim için sanırım. Farkında mısın kendimle ilgili düşüncelerimde de emin değilim kendimden.Bu “sanırım“lar da bundan sanırım..
- Gerilim yaşayacağımı bildiğim diyaloglara girmeyi sevmiyorum ve bi şekilde bunları erteliyor ve kaçmaya çalışıyorum.Özellikle bi sonuca ulaşmayacağını bildiğim tartışmalara hiç girmemeyi tercih ediyorum.Sen ne kadar yırtınırsan yırtın karşındaki balık avlayabiliyor karşında.
- İnsanlar bir yap-bozun parçaları gibi birbirini tamamlayabilirler mi gerçekten? Aralarındaki büyük farklılıklar kendilerindeki eksiklikleri gidermeye yararken öte yandan da yıllardır oturmuş/ oturtmaya çalışmış kişiliğiyle çatışmalar yaşatmaz mı?
- Neden insan kendine yenik düşüyor hep? Çok mu zor bunca yıldır yerleşmiş alışkanlıkları, davranışları hiçe sayıp tamamen farklı davranabilmek? Bunu yaparken seni engelleyen kendinden çok ötekilerinin düşünceleri mi? Kimin için yaşıyorsun peki?
- Aslında sen de biliyorsun değil mi, nasıl alıştırırsan öyle gideceğini? O zaman hem kendini hem çevrendekileri alıştırmalışın değişikliğe.
- Bilmediklerin o kadar çok ki,üstüste koysan göğe değmeyi bırak delersin bile.Peki ya o bildiğin azıcık şeyin ne kadarını kullanabiliyorsun? Madem kullanmayacaksın neden biliyorsun ve bilmek istiyorsun? Herşeye rağmen, kendine rağmen bir umut var içinde yine değil mi?
- Kendini ne kadar tanıdığını zannetsen de kendin hakkında ne kadar az şey biliyorsun oysa..En beyaz sandığın yerde ufacık siyah bir nokta beliriveriyor bazen ve büyüyor.Ya da başka bir zamanda en siyahın beyaza boyanıveriyor.Hal böyleyken nasıl kesin cümleler kurabilirsin ki? Zaten hiç kuramadın, bu yüzden de çokça yanlış anlaşıldın ya en yakınların tarafından bile. Çok mu bilimsel yaklaşıyorsun olaylara sayın mantık? % 100 doğruluğu kanıtlanmadan olur diyemiyor musun hiçbir şeye.Herşeyi mantıkla açıklayabileceğini mi zannediyorsun? Oysa bunun münkün olmadığını hatta gerek de olmadığını gördükçe daha da mutlu olmaya, herşeyi böyle kabullenmeye başlamadın mı? Bunun verdiği huzur ve mutluluk olgunlaştırmadı mı seni? Bir şeye sorgulamadan bağlanabilmenin ne büyük nimet olduğunu anlamadın mı? Ve yine tüm bunlara rağmen soru işaretlerinden tümden arınamadın, ama olsun kendini de böyle kabul etmeye başlamadın mı artık…
- Şaşırma duygunu yitireli çok oldu değil mi, oysa ne kadar çok ihtiyaç duyuyorsun bazen buna…İyilikler karşısında da hayalkırıklıklarında da şaşırabilmeyi istiyorsun çoğu kez.Ama olmuyor. Hayatta herşeyin olabilirliğini kabullenmen yoksun kılıyor bu çocuksu duygudan seni.Oysa doyasıya şaşırmak istiyorsun; hiç beklemediğin bir anda karşına çıkan bir güzellikten ya da aslında baştan kabullendiğin, sevdiklerinin sana yaşatacağı hayal kırıklıklarından.Aslında dikkat edersen ikincisi daha baskın, daha etkili bunda.Demek ki güzellikler hala şaşırtıyor seni.Karamsar mısın ki; olumsuzlukları baştan kabbullenmekle?
- Sağlamcısın, gerçekçisin, mantıklısın.Senden beklenenlerin dışına çıkmıyorsun çok.Sen yanlış şeyler yapmazsın,üzmezsin kimseyi, çok uç davranışlarda bulunmazsın.Seni nasıl gördülerse bugüne kadar, nasıl görmek istedilerse öylesin. İtiraf et, hayatında bir kaç kez büyük bir istekle bunları yıkmak istemedin mi? Başını alıp gitmek, senden beklenilmeyen şeyleri yapmak, çevrendekileri çok da dikkate almayıp sadece canının istediğini yapmak.. Ama yine de sen hep giden değil kalan oldun..Ve inandın kalmanın erdemine, böyle avuttun belki de kendini..
- Arkana dönüp baktığında en hayal kurman gereken zamanlarda bile büyük hayaller kurmadığını gördün..Ne kendine, ne mesleğine ne de hayatına ait.Hep ayakların yere bastı, hayal kurarken bile.Hayaller olmayınca, hayalkırıklıkların da olmadı zaten, ne de büyük pişmanlıkların.Böyle olması gerekiyordu, böyle oldu dedin kabullendin..En fazla anlık isyanların oldu..İçinde akıttın onları da,gören olmayınca sorun da yaratmadın kimseye…İşte bu yüzden senden hayallerini yazmanı isteyen bir mimi bile cevaplayamadın, erteledin günlerce ve vazgeçtin sonunda da. Çünkü düşündün ve bulamadın sahici ve büyük hayaller, hayal uydurmaya başladın sonra kendine dair; bu da sahici, samimi gelmeyince tümden vazgeçtin..
- Çok mu karamsar ve karmakarışık oldu yazı? Benim gibi işte..Aslında beni anlatıyor gibi görünse de anlatamıyor bile..Boşverin..
- Şimdi nasılım? İyiyim aslında, mutlu bile sayılırım.Sağlamcıyım ya,bilmek istiyorum ya bir sonraki adımımı, ama bir kilometre uzağımda olacaklarla ilgili öngörüde bile bulunmuyorum ya, şimdi hiç de öyle değilken; bir adım sonrasını göremeyip de kilometrelerce ötesine dair türlü düşüncelerim, hayallerim varken bile sıkıntılı değilim çok..Akışına bırakmışım herşeyi.Halen günlük ufak sıkıntılar strese soksa da, geleceğe dair büyük belirsizlikler aynı sıkıntıyı yaşatmıyor; belirsizliği kabullenmenin verdiği olgunlukla.Nasılsa şaşırtamıyor beni hiçbirşey, şaşırtamayacak:) İyi de gitse, kötü de gitse şaşırmayacağım. Bi şekilde kabullenip herşeyi yine hayatıma devam edeceğim.Nasılsa herşey olacağına varır, su akar yolunu bulur. Boşuna bentler kurup, önlemler almaya çalışmanın da alemi yok herhalde.Herşey dörtdörtlük gitmeyeceğine göre gidenlerle mutlu olmak gerek ve gereksiz yere enerjini harcamamak,sıkıntılara girmemek.Ve daha yaşanmamış hayalkırıklıkları için bile kendini iyiyi,güzeli düşünmekten bile alıkoymamak..Bir öyle bir böyleyim işte..Okuyanlar bundan hiçbir şey anlamayacak; ki zaten aramızda çorba diyoruz biz buna. Anlamasına da gerek yok ki zaten kendim için yazılmış bir yazıdır ve hükümsüzdür…
- Yine de şımarıklık yapıp bir şey diliyorum; hiç beklemediğim ama içten içe umutlanıp çok istediğim biri şaşırtsın beni..Baştan beri hayalkırıklığı yaşayacağımı düşünüp kendimi sonuca alıştırdığım bir konuda delice şaşırtsın beni.Tek isteğim bu, makul olmayan tek isteğim…( O bile makul değil mi:) )
Etiketler
|
farkındalıkkişisel |







Etiketler
Son dileğinin yerine gelmesini diliyorum ben de
Tabii hakkında hayırlısıysa… Sevgiler
Eyvallah saolasın güzel dileğin ve anlayışın için..Belki de kendime bile söyleyemediğim hayallerim vardır benim de..Kurmaktan bile korktuğum..