[slideshow=3]
İstanbul’da çok güzel yağmur yağıyor.Sizin oralarda da yağıyorsa ve de canınız da sıkkınsa, üstüne biraz da melankoli eklediyseniz, canınızı acıtmak istiyorsa canınız bu filmi izlemenin tam zamanıdır.
Şimdi Türkiye’nin bir ucunda askerlik yapmakta olan bir arkadaşımın bir ev ziyaretinde youtube’dan bize kısa görüntülerini izletmesiyle çok merak ettiğim,bulup izledikten sonra defalarca daha izlediğim ve canım sıkıldıkça tekrar açıp izlediğim bir film oldu.Bu benim takıntılı kimliğimle de alakalı pek tabi.(Bkz.Sevdim mi tam severim).Evet kısaca filmden bahsedersek, 2001 Güney Kore yapımı, yaklaşık iki saat süren bir film.Orjinal adı Yeopgijeogin Geunyeo.Aslında tam anlamıyla romantik komedi denilebilir ama bildiğiniz sabun köpüğü romantik komedilerden değil.Üç bölümden oluşan filmin ilk bölümünde bolca kahkaha atarken,ikinci bölümde hüzün rüzgarlarının esmeye başlamasıyla beraber filmin sonunda gözyaşlarınızı tutmaya çalıştığınızı ve boğazınızda birşeylerin düğümleniyor olduğunu farkediyorsunuz.IMDB‘den de 8.1 puan almayı başarmış bir film.Başka neler mi var;(önceki yazılardan da aşinasınızdır bundan sonrası bolca spoiler içerir, dikkat! )
- Film gerçek bir hikayeden yola çıkılarak çekilmiş.
- Bir aşk filmi olmasına rağmen içinde bir tane dahi öpüşme sahnesi olmayan,naif ve bir o kadar da etkileyici..
-Korece’nin çok sevimli bir dil olduğunu görüyorsunuz, hatta sadece aksanları ve konuşmaları dahi gülümsetebiliyor sizi.(Ayrıca Korece Türkçe’ye de çok benzermiş aynı dil grubundan geldiklerinden dolayı.)
- Film boyunca esas kız esas oğlanın adını (Kyun-woo) defalarca çağırsa da kızın ismi filmin sonuna kadar hiç geçmiyor.
-Esas kız film boyunca esas oğlana türlü eziyetler ediyor ki görmeniz lazım.Kız milleti dahi acıyor garibana.Ama Polis filminde Haluk Bilginer’in “Benim şiddete meyalim vallahi dertten” demesi gibi kızın da içinde gizli bir yarası var.
-Beni bitiren sahnelerden biri kızla oğlanın yüksek bir tepeye çıkarak birbirine yazdıkları mektupları orada bulunan bir ağacın dibine gömmeleri ve kızın yine tüm hırçınlığıyla oğlanı karşı tepeye çıkarıp “olmuyor, yapamıyorum” diye bağırması..2 yıl sonra o ağacın altında buluşup mektuplarını gömdükleri yerden çıkarıp okumak üzere sözleşip ayrılırlar.
-Peki iki yıl sonra ne olur; oğlan tüm gün boyunca bekler ancak kız gelmez, gelemez.Bitirememiştir çünkü içindekileri.Sonra ne mi olur,onu da siz öğrenin canım filmin tamamını anlattım nerdeyse.
-Filmde pek afilli bir de laf ediliyor kader üstüne;
‘Kader; sevdiğin kişi için, tesadüflerden bir köprü inşa etmektir’.
Bu yağmurlu havada girin battaniyenin altına, kapatın ışıkları ve oturun tek başınıza veya varsa sevdiğinizle bu filmi izleyin.Filmin müzikleri de pek hoş ki üste bir tanesini eklemiş bulunmaktayım.
Bol yağmurlu,bol hüzünlü günler sizinle olsun efendim.Kalın sağlıcakla…






Etiketler
Kız biz senle ne kadar benziyoruz
Başak burcu musun yoksa
Türkiyede bir ara wordpresse erişim engellenmişti. İşte o engelleme yapılmadan önceki mekanımdı bak
http://fatmazehra.wordpress.com/2007/08/01/my-sas…
Ben de kaç kez izledim hatta tuttum staj zamanı lise 2 kızlarına izlettim ağlattım
))
Yaw hakkaten nerdeyse aynı şeyleri yazmışız be:) Başak değilim,dibi delik bi Kova'yım ben ama Başaklarla iyi anlaşmamam için hiç bi sebep yok:)Laf aramızda baştan kanım ısındı,iyi anlaşabileceğimizi,benzediğimizi sezmiştim zaten.Hadi kal sağlıcakla.
(Bu arada sabah yazdıklarını okuyunca FZ'ye yasaklasam mı dedim benim yazıları okumayı:), bu kadar çok dokunacaksa…)
Bende bu filmi izlemiştim. Müzikleriyle , konusuyla gerçekten çok güzel bir film. Bu tarz filmleri seviyorsanız ve de izlemediyseniz nacizane tavsiye edeceğim iki filmi izleyebilirsiniz.
Nothing Hill(Aşk Engel Tanımaz) http://www.sinemalar.com/film/1889/Ask-Engel-Tani…
Sweet November(Kasımda Aşk Başkadır) http://www.sinema.com/film/4065/kasimda-ask-baska…
Eyvallah Sonercim,önerilerin için teşekkürler.Her iki filmi de izlemiştim daha önce.