Bayram anıları denilince akla hep çocukluğa dair anıların gelmesi tesadüf olmasa gerek.Bayramın gerçek anlam ve öneminin,coşkusunun, heyecanının yaşandığı o güzel çocukluk günleri.Benim hafızamda neler var peki o günlere dair..Bayram öncesinde her haftasonu bir akrabaya gidilen iftarlar..Yılda belki birkaç defa, o da çoğunlukla bayramlara denk getirilen yeni kıyafetler.Daha küçükken annenin elleriyle dikmesi bayramlıkları, büyüdükçe de çarşıdan,pazardan alınması..Ki birbirine akran olan kuzenlerle aynı model aynı renk olmasının da hiç bir sakınca yaratmadığı aksine bundan mutlu olunan yaşlar.Onları giyme heyecanıyla sabahın zor edilmesi.Daha bayram günü gelmeden alınan çikolataları bolca mideye indirme sonucu alerji olunması:) Bayram sabahı annenin tatlı uykudan uyandırışı, sonrasında bayram namazından dönecek baba ve abiyi beklerken evde son hazırlıkların tamamlanması.Bayram namazından gelen yeni traş olmuş pamuk tenli babanın ellerinden ve yanaklarından öpüş.Her defasında abinin elini öptürme şakası:) Sonrasında ailece yapılan güzel bir kahvaltı ve önce bayramlaşmaya gelecek misafirleri bekleme sonrasında mahalleye komşularla bayramlaşmaya çıkma.Kapı kapı gezip komşulardan şeker toplama, içlerinden güzel olanları seçme, hatta arkadaşlarla yarıştırma:) Akrabalardan alınan harçlıklar ve mendillerle mutlu olma.Toplanan harçlıklarla ilk olarak uçan balon alma, akabinde de elinden kaçırıp dudakları bükerek gökyüzünden ardına bakma..Bayramın ilk akşamı adet olduğu üzere teyze,dayı,kuzenler cümbür cemaat anneanneye toplanma.Bayramın sonraki günlerinde lunaparka giderek harçlıkları envai çeşit oyuncakta harcama.İnsanların biraraya gelmesinden, hal hatır sormasından,güzel anıların tazelenmesinden,çocukların mutlu edilmesinden,uzun zamandır görüşülmeyen ya da dargın olunanlarla görüşülmesinden çocukça, safça mutlu olmak…
Peki şimdi nasıl o çok özlenilen bayramlar.Çocukluktan gelen eski neşesi kalmasa da hala çok önemli ve kıymetli.İleride de devam etmesini istediğim pek çok adet yerine getirilmeye çalışılıyor, bazıları mecburiyetten yapılıyormuş hissiyle gerçekleştirilse de…Hala arefe günü çörek dağıtılıyor komşulara.Hala baklava evde anneyle yapılıyor ve hazır olanlar sevilmiyor:) Ama artık şeker ve harçlık toplayan değil dağıtan tarafına geçiyorsunuz istemeseniz de.Onun verdiği zevk de bir başka tabi.Çocuklar artık elinizi öpüyorlar; büyüdüğünüzü göstermek için.Artık herbiri başka yere dağılan,işine gücüne dalan akraba ve kuzenlerle neredeyse tek görüşme zamanınız oluyor bayramlar.Ne kadar büyümüş de olsanız bayramın ilk akşamı ayaklarınızın sizi götürdüğü yer aynı oluyor. Ve her bayram aynı lezzeti aldığınız ve hiç bıkmadığınız anneannenizin baklavaları,sarmaları ve su börekleri..Sonraki günlerde uça uça gittiğiniz yer lunapark değil de arkadaşlarla buluşulan bir mekan oluveriyor.Sohbetlerde artık o gün veya gelecek değil de daha çok eski günler konuşulmaya başlanıyor.Yine de her bayramın güzelliği ayrı oluyor.İnsan bu güzelliğin değişmesini, elinden kayıp gitmesini istemiyor.Birlikte yaşamanın tadına yılda birkaç kez de olsa doyasıya varmak istiyor.Hele bir de belli bir yaşın üzerine gelince kendi çocuklarının da bu güzellikleri yaşayabilmesinden başka birşey istemiyor.Bayramların tatil yapılacak bir zaman olarak görülmesini, şimdiki çocukların ve gençlerin büyüklerine, komşularına selam vermeden, bayramlaşmadan geçirdikleri bayramlar içini acıtıyor.Arkadaşlarla, aileyle geçirilen bir günün yerine alınan teknolojik bir aletin daha kıymetli olmasına içi acıyor.Geri kafalı mıyım, belki kimilerinize öyle gelebilir.Ama devir ne kadar değişirse değişsin, oyuncaklar, zevkler değişse de insanca duygular ve bağların yerini alamamalı hiçbir şey.Şikayet ediyorsak bundan aynayı kendimize bir tutup da bakalım.Şuradaki videoda ne de güzel anlatıyor; “Children see, Children do!”
Bugün siz ailenizi ziyaret etmek yerine tatile gitmeyi tercih ediyorsanız, ilerde de sizin çocuklarınızın yapacağı tercih bundan farklı olmayacaktır.Şikayet ettiğimiz şeyleri değiştirmek için kendimizi düzeltmek ve değiştirmekten daha iyi yapacağımız bir şey olamaz.Şimdi yine saçma sapan isim tartışmalarıyla baltalanmaya çalışılsa da bayramın o manevi havası, ben adına ne derseniz deyin (Ramazan Bayramı,Şeker Bayramı veya Fıtır Bayramı ) herkesin bayramını yürekten kutluyor ve bayramlarının bayram gibi kutlanabilmesini diliyorum.
Kalın sağlıcakla…
Şarkı: Amel Matlouthi, Naci en palestina







Etiketler
Ne kadar güzel anlatmışsın, okurken gözlerim doldu… Bayramlıklar bizim de kuzanlerle ya aynı olurdu ya farklı renklerde aynı model
En çok şeker toplayan, en çok harçlık toplayan daha bir havalı olurdu
)) Video da çok anlamlı… 4 yaşında bir kız çocuk annesiyim… Allah bana evladıma güzel örnek olabilmeyi nasip eder inşaallah … Bayramın mübarek olsun, mutlu bayramlar Allah senesine güle güle eriştirsin
Eyvallah FZ saolasın,eminim ki güzel kızın senin gibi bir annesi olduğu için kendini şanslı hissedecektir ilerde.Tüm içten dileklerin için saolasın,hepimizi inşallah..
Eskiden bayramlığımı gözümün önüne koyardım. Büyüdüm benle dalga geçtiler. Neee dediler bayramlık mı alıyorsun birde puhahah diye güldüler. Ondan sonra almadım:) Hiç bir şey eskisi kadar güzel değil. Şimdi ise bu bayramlarda sülaleyi gördüm gördüm. Göremedim taa öteki seneye bumudur budur!
Hayırlı bayramlar